Nurhayat Ata

Tarih: 31.01.2026 23:19

Gazze’de Ölen Sadece Çocuklar Değil, Vicdanlar!

Facebook Twitter Linked-in

Değerli okurlarım, bu platformdaki ilk yazımda, amaçları bir toplumu tamamen yok etmek olan karanlık oyunların hedefi hâline gelen Ortadoğu’nun incisi Gazze’den bahsetmesem içim rahat etmezdi.

Evrensel anlayışa göre savaşlar silahlı kuvvetler arasında gerçekleşir; sivil halk savaşın asla hedefi olamazdı güya. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar korunur; hastanelere, okullara, ibadethanelere dokunulmazdı.

Peki soruyorum: Gazze’de bunların hangisi geçerli?

Burada gerçekten bir savaştan mı söz ediyoruz, yoksa sistematik, planlı bir yok edişten, bir soykırımdan mı?
Evrensel anlayışın kandırmacalarından başka bir şey değildi dinlediğimiz bu masal.

Burada yaşananlar ne anlık bir çatışmanın ne de iki ordunun karşı karşıya geldiği klasik bir savaşın sonucudur.
 Burada yaşananlar, bir avuç insan üzerinden yürütülen çirkin hayallerin hedefi olan organize bir yıkımdır.

Yetim, öksüz, kimsesiz çocukların bir parantez açıp da kapatamayacağınız kadar ağır şiddete, açlığa, korkuya ve zulme maruz kalması;
 zulmün gölgesinde büyümeye zorlanan, oyuncak yerine enkazla tanışan, ninni yerine bomba sesleriyle uyanan;
tüm eğitim hakları ve gelecekleri ellerinden çalınan hayatlar…

EY ZALİM…
Bak, şu bastığın toprak kollarını açmış.
 Adaleti tahsis edecek merci olacakmış…

Adalet…
 Adalet elbet tahsis olacaktır ama…

UNUTMA:
Her unutuşumuz yeni bir zulmün önünü açar ve zulmün en büyük zaferi budur.
Yoklayın hafızanızı; hatırlayın neler yaşadılar, neler gördüler.
 Hatırlayın, sustuğumuz her anın nasıl daha büyük felaketlere dönüştüğünü…

Dünyanın sinir uçlarını yok ettiler, insanlığın nabzını yokladılar durdular.
 Sessizlik arttıkça, tepkiler azaldıkça ivmeyi biraz daha yukarı çektiler.

Peki sonuç?

Duyarsızlık artık ne yazık ki bireysel değil, kültürel bir salgın hâline dönüştü.
Farkındalığını kaybetmiş bir toplum önce vicdanını yitirir, sonra hafızasını, sonra geleceğini;
 en sonunda ise toprağını…

Bir de bakmışsın ki elde ne vatan kalmış
 ne de vatan diye derdi olan bir insan…

Yani sözün özü, Gazze’de güzelce sustuklarımız elimizde patlamasın.
 Uyanmanın vakti değil mi?
 Düştüğümüz yerden kalkmanın vakti gelmedi mi?

O zaman haydi Bismillah, hep beraber uyanalım.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —