Katar merkezli El Cezire, Türkiye, Mısır ve Katar’ın ortak bir arabuluculuk planı hazırlayarak Washington ve Tahran’a sunduğunu duyurdu. Söz konusu paket, yalnızca nükleer programı değil, Orta Doğu’daki güç dengelerini de kökten etkileyecek maddeler içeriyor.
Arabulucu üçlünün sunduğu taslağa göre İran, üç yıl boyunca uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmayı taahhüt edecek. Bu sürenin sonunda ise zenginleştirme oranı yüzde 1,5 ile sınırlandırılacak.
En dikkat çekici madde ise Tahran’ın elinde bulunan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyumun üçüncü bir ülkeye gönderilmesi şartı. Bu adımın, İran’ın nükleer silaha giden yolu fiilen kapatmayı hedeflediği belirtiliyor.
Plan, İran’ın nükleer faaliyetleriyle sınırlı değil. El Cezire’ye göre arabulucular, Tahran’dan balistik füze kullanmayacağına dair açık bir taahhüt istiyor.
Bununla da yetinilmiyor. İran’ın Orta Doğu’da desteklediği silahlı gruplara silah sevkiyatı ve askeri teknoloji transferini durdurması da teklif paketinin kilit başlıkları arasında yer alıyor. Bu madde, özellikle İsrail ve Körfez ülkeleri açısından “kırmızı çizgi” olarak değerlendiriliyor.
Taslağın en sansasyonel maddesi ise hiç kuşkusuz Tahran ile Washington arasında bir saldırmazlık anlaşması imzalanması önerisi. Yıllardır karşılıklı tehditlerle ilerleyen iki ülkenin böyle bir belgeye imza atması, diplomasi kulislerinde “tarihi kırılma” olarak yorumlanıyor.
El Cezire, bu kapsamlı öneri paketinin ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmeden hemen önce hem İran’a hem ABD’ye iletildiğini aktardı. Zamanlamanın bilinçli olduğu ve İsrail faktörünün denklemin merkezinde yer aldığı vurgulanıyor.
Amerikan New York Times gazetesi ise Umman’daki görüşmelerin gerçekleşebilmesi için hem Washington’ın hem de Tahran’ın önemli tavizler verdiğini yazdı.
Habere göre ABD, görüşmelerin Umman’da yapılmasını ve bölge ülkelerinden heyetlerin doğrudan masada yer almamasını kabul etti. İran ise uzun süredir reddettiği bir adımı atarak Amerikalılarla dolaylı değil, yüz yüze görüşmeyi onayladı.
Taraflar resmi olarak müzakerelerin nükleer program ekseninde yürütülmesi konusunda uzlaşmış durumda. Ancak New York Times’a göre İran’ın füze kapasitesi ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği destek de görüşmeler sırasında gündeme gelecek.
Hedef, tam kapsamlı bir anlaşmadan önce bir çerçeve metin oluşturmak. Bu da İran’ın daha önce savunduğu “sadece nükleer konuları konuşuruz” çizgisinden önemli bir sapma anlamına geliyor.